15 Ağustos 2008 Cuma

The Strangers (Ziyaretçiler)

Liv Tyler'ı beyaz perdede izlemeyeli uzun süre olmuştu. The Strangers sayesinde Ağlamaktan şişmş gibi duran dudaklarla, bazı açılardan tüm çirkinliği ortaya çıkan at surat Arwen'le hasret giderme şansı bulmuş olduk efem. Filmin yönetmeni Bryan Bertino, ilk filmi olmasına rağmen gayet sağlam bir iş çıkarmış. Kendisi klişelere sırtını dayamaktan çekinmemiş olabilir ama koltuklarımıza mıhlanıp gözlerimizi kısarak izlemek zorunda kaldığımızı belirteyim, hatta bir sahnede bildiğin çığlık attım yahu.
Filmin konusu kısaca şöyle: Adam sevdiği kadına evlilik teklif eder, kadın adamı sevse de henüz hazır olmadığını belirtir ve gayet ağlak gözlerle eve dönerler. Adam tüm planın çok iyi işleyeceğini düşündüğü için evi önceden hazırlamıştır; güller, şampanya, şömine, dinlenilcek plaklar vs. Neyse efem, birkaç gözü dönmüş cani (hmmm) bunların evine musallat olur. Filmin bundan sonrasında korkunç hadiseler ve yüksek ses efektleri devreye girer. Klostorofobi azdırıcı (film neredeyse sadece tek bir setting'de geçiyor) ve tişörte schweppes döktürücü (şaka şaka) atmosferi ile film bir çok yerinde bana nedense Panic Room'u ve geçenlerde izlediğimiz A l'interieur'u anımsattı. Telefon kullanma hadiseleri, odalarda saklanma, kan bulanmış duvarlar, bıçaklar, mutfak vs.
The Strangers genel haliyle 'cliche is my business, and business is good' görüntüsü çizse de atmosferi ve vasat üstü üç beş sahne ile 'blood, running red and strong down the Nile' statüsüne yükselmeyi başarıyor efem. Ha, bir de filmin sonunda güzel bir diyalog vardı. Liv "Why are you doing this to us?" ve sapıklardan birisinin cevabı; "Because you were home." Gidin izleyin son derece. 8/10

Hiç yorum yok: