8 Temmuz 2008 Salı
Hellboy 2: Golden Army "It's not your imagination!"
Untraceable / Öldür.com (2008)
7 Temmuz 2008 Pazartesi
Pathology - Karanlık Tıptan Hikayeler
Heroes'un Peter Petrelli'si Milo Ventimiglia ve Poison Ivy II'nin Lily'si Alyssa Milano'yu (çok mu geriye gittim? Bence Milano bir kaç poison daha çevirebilecek kadar formunda :)) buluşturan Pathology, bir kaç patoloji asistanının kendi aralarında oynadıkları ölüm oyunlarını anlatıyor. Esasında öldürme oyunlar demek daha doğru olur. Yer yer oldukça ekstrem sahneler de içeren filmde gore levelı azılı snuff fanlarını hayal güçlerinin sınırlarında dolaştıracak kadar güzel ayarlanmış. Ventimiglia, Heroes'daki performansını aratmıyor. Senaryosu hiç de klişe kabul edilemeyecek ağır bir filmin altından başarıyla kalkmış.
Filmin finali son derece başarılı. Film boyunca geri planda kalan karakterin son dakikalarda sahaya çıkıp maçın kaderini değiştirecek golü atması tam bir futbol şöleni. Tek fark, maç yeşil sahada değil otopsi masasında yapılıyor. Filmin sonundaki kurbana canlı otopsi sahnesi her midenin kaldıramayacağı türden. Film sonuna kadar iyi dayandıysanız bile son sahnede televizyona serbest atışlar yapmanız muhtemel.
Kesinlikle akşam yemeğinden sonra ailecek izlenebilecek bir film değil. Öte yandan ilk Saw'dan bu yana izlediğim en güzel kes-biç filmi.
Download linki için TIKLAYIN (alıntıdır)
ÖLÜLERİN BBG EVİ; DIARY OF THE DEAD

Download Linki için TIKLAYINIZ (alıntıdır)
Forbidden Planet (1956)
"Zamanının çok ilerisinde" kavramını muadillerinden bir kaç gömlek daha fazla hak eden Forbidden Planet, insanlığın diğer gezegenlere koloniler kurduğu ve ışık hızında yolculuk edebildiği bir gelecekte geçiyor. Hikayenin giriş kısmı, o günler için değilse bile bugün klişe sayılabilir. Yıllar önce uzak bir galakside (a long time ago in a galaxy far, far away) kaybolan bir uzay gemisi ve onu aramak üzere görevlendirilen bir başka gemi. Gezegene indiklerinde, aradıkları geminin mürettebatından bir kişi hariç kimseyi bulamamaları da muhtemelen filmin çekildiği dönem için oldukça yaratıcı bir senaryoydu. Tabii ki mürettebatı öldüren ve halen ortalarda dolaşan yaratığı da unutmamak gerek.
Leslie Nielsen'ın gençliğini önemli bir rolde izleyebileceğimiz filmi esas ilginç kılan ise, mevzubahis gezegende binlerce yıl önce yaşamış olan bir uygarlığın geliştirdiği, gezegene gömülü olan ve kendi kendini yenileyebilmesi sayesinde halen çalışan devasa makinenin yetenekleri. İşi iyice spoiler haline getirmeden filmin "o dönem için çok iyi bir yapım"dan daha öte izlenimler uyandıran orijinalliğini anlatmak mümkün değil.
Bu "döneminin ötesinde" olayını görsel uygulama açısından da kesinlikle belirtmek gerek. Renkli film teknolojisinin henüz emekleme aşamasında sayılacağı yıllarda yaratılan bu görsel efektlere şapka çıkarıyorum.
Knowing (2009) Trailer
IMDB
KNOWING TRAILER -HD-
4 Temmuz 2008 Cuma
Metropolis "tamamlanmak" üzere...
Bilim kurgu klasiklerinden ''Metropolis''in çıkarılmış sahneleri Arjantin'de bulundu
Avusturyalı-Alman yönetmen Fritz Lang'ın çektiği sessiz bilim kurgu filmi "Metropolis"in çıkarılmış sahnelerinin neredeyse tamamının, Arjantin'in başkenti Buenos Aires'te bulunduğu bildirildi.
Filmin haklarına sahip olan Friedrich Wilhelm Murnau adlı Alman vakfından Anke Wilkening, "Bugüne kadar eksik olan hemen hemen tüm sahnelerin bulunduğunu" belirtti.
Wilkening, Buenos Aires sinema müzesi ortakları tarafından bulunan yaklaşık 25 dakika süreli bu sahnelerin 16 milimetrelik film şeridi üzerinde olduğunu söyledi.
Vakıf, görüntülerin düşük kalitede olmasına rağmen, bulunan sahneler sayesinde artık bu başyapıtı tamamlamanın mümkün olacağını düşünüyor.
Amerikan Paramount film yapım şirketinin yetkilileri tarafından kesildiği belirtilen film, orijinal haliyle Ocak 1927'de Berlin'de gösterilmiş ve bu tarihten sonra kaybolmuştu.
04 Temmuz 2008 - Vizyona Girenler
KUNG FU PANDA - Fragman (HD)
Jack Black, Angelina Jolie, Dustin Hoffman, Jackie Chan Lucy Lui gibi bir birinden ünlü yıldızların seslendirmesiyle gelen bu animasyon filmi, şüphesiz gülmekten kırıp geçecek.
Ayrıntılı bilgi için: http://www.imdb.com/title/tt0441773/
HANCOCK - Trailer
Will Smith matrak havasıyla yine insanlığı kurtaracak, Charlize Theron yine güzelliğiyle büyüleyecek (bkz. abartı sanatı)...
Ayrıntılı bilgi için: http://www.imdb.com/title/tt0448157/
3 Temmuz 2008 Perşembe
Wanted
Detaylı Bilgi için: http://www.imdb.com/title/tt0493464/
2 Temmuz 2008 Çarşamba
The Ruins
Karşımızda çok satan bir romanın uyarlaması bir film var. Best seller olmuş bir roman olan “The Ruins” Türkçeye de İthaki yayınları tarafından çevrilmiş bulunmakta. Yazar Scott Smith senaryo dalında Oscar adaylığı olan biri ve bu işi ne denli iyi kıvırabildiğini bu filmde açık ve seçik olarak gözler önüne serebilmiş.
Filmin konusundan kısaca bahsetmek gerekirse, sürprizleri bozmayacak şekilde yazabilirim sanırım: Bir grup arkadaş zaten oldukça eğlenirken neden daha fazla eğlenmeyelim düşüncesi ile! Meksika’da bir ormanın derinliklerinde bulunan maya uygarlığına ait bir tapınağa doğru ilerlemeye başlarlar. Sonrası zaten amansız bir ölüm kalım mücadelesi şeklinde devam ediyor. Ama inanın bunu çok iyi bir şekilde yapıyor. Ve bu nokta da çoğu benzerinden ayrılıyor.
Filmin tarzındaki temel sorunların bu filmde minimumda olması, beni filmi önemsemeye iten büyük bir neden aslında. Diyaloglar oldukça yerinde kullanılmış. Filmin temposunda ve akışında da hiçbir problem yok. Karakterlerimizin temsil ettikleri ruh durumları ve imgeler kimi yerde fazla birbirine karışmışsa da temel anlamda filmin dinamiğine hiçbir şekilde zarar vermiyor. Keza karakterlerin temsil ettikleri şeylerin filmin geneline bakıldığında çok daha anlamlı olduğunu vurgulamak gerekiyor. Oyunculuk anlamında biraz sorunlu bir yapısı olmasına rağmen bu da sizi eminim pek rahatsız etmeyecektir.
Filmin vaat ettiklerini, bir düşününce üzerine düşen vazifeyi oldukça yerine getirdiğini söylemeden edemem. Bu tarz filmlerin inandırıcılık ve tahammül sınırlarını aşan işin vahşet kısmı o kadar ustaca ve yerinde kullanılmış ki kimi yerde yaratılan ve sunulan bu gerçekçiliğe pes bile diyebiliyorsunuz. Keza filmde öyle bir sahne var ki beni benden aldı. Sanırım bir daha bahsettiğim o sahneyi izleyemem. Son cümlelerimden amaçsız şiddet filmlerinde birisi daha mı yoksa gibi bir anlam çıkaracakları en yakın hostele uğurlayarak yoluma devam etmek isterim.
“Descent” severleri özellikle izlemeye yönlendirmek isterim. Spoiler olmaması için film hakkında yazmak istediklerimin çok önemli bir kısmını yazamıyorum. İzleyin konuşalım. Şimdiden iyi seyirler…