7 Temmuz 2008 Pazartesi

ÖLÜLERİN BBG EVİ; DIARY OF THE DEAD


Dennis Hopper'lı, Asia Argento'lu kadrosu, akıllı zombileri ve modern toplumun yeni sınıfsal bölünmelerine yönelik altmetni ile kanımca karambole giden ve hak ettiği ilgiyi - belki de biraz da fazlaca pop tarzı yüzünden - görmeyen "Land Of The Dead"den sonra Romero'nun yeniden bu sulara gireceğini hayal bile edemezdim. Gelin görün ki insanoğlunun hala en büyük korkusu ölüm ve hala kendi kendimize hayatı cehennem ettiğimiz bir sivilizasyonda yaşıyoruz, dolayısıyla Romero'nun zombilerle dolu yeni bir evren yaratması için önümüzde hiçbir engel yok demektir!


George Amca, oldukça uzun bir zamana yayılan müthiş dörtlemesinde ( hatırlatalım; Night Of The Living Dead - Day Of The Dead - Dawn Of The Dead - Land Of The Dead ) kurduğu evreni tarihin karanlık sularına gömdükten sonra 90'ların ikinci yarısında hayatımıza giren internet, cep telefonu ve kayıt edevatlarıyla yeniden şekillenen modern orta sınıfın hayatına odaklanan yepyeni bir seri başlatıyor. Artık hepimiz her an her görüntüyü kaydedebilecek kadar donanımlı, her an her yerde ulaşılabilecek kadar mobil "yaratıklarız"; peki bu durum durup dururken ölülerin hayata dönüp bu mobil üniteleri yemeye başladığı bir dünyada nasıl "görünüyor"


Evet Romero'nun yaptığı tam da bu, nasıl göründüğümüzü gösteriyor bize. Film boyunca ısırılan, kaçan, korkan canlılar, ellerinde video kameralar, cep telefonları ve internet bağlantılarıyla birbirlerine dünya çapında "nasıl öldüklerini" anlatıyorlar. Tıpkı Blair Witch Project'de, Cloverfield'da ya da BBC'de, NTV'de sıradan bir akşam haberinde olduğu gibi.. Romero bir adım daha öteye gidiyor myspace.com/diaryofthedead adresinde seyircilere kendi çektikleri zombi sahnelerini koyma fırsatı tanıyor. Bunu bilinçli olarak myspace gibi interaktif bir alanda yapıyor, zira "herkes orada". Netekim, filmin kendi websitesi projenin başından beri ironik olarak "coming soon" modunda beklemekte.


Kısacası Romero, yeni duruma uygun malzemelerle şok tedavisine devam ediyor. Ama izlerken artık şok tedavisinin ne kadar etkisiz kaldığını görecek, sahnelerden ne kadar az etkilendiğinizi gördükçe ya tıpkı bu sayfaların yazarı gibi hemen filmin arkasındaki metine sarılmak isteyecek ya da filmden nefret edeceksiniz.. Bu eylemin sadece kendisi bile yaşadığımız çağda herşeye ne kadar hızlı karar vermek zorunda olduğumuzun bir başka kanıtı olacak.


Halbuki zombiler, sahip bile olmadıkları "et kafalarıyla" amaçlarına ulaşırken ne kadar da yavaş hareket ediyor...

Download Linki için TIKLAYINIZ (alıntıdır)

1 yorum:

Volkan T. dedi ki...

kanlı cansız bir başlangıç olmuş efem :)) hayırlı olsun, sona DL linkleri attım, romero'ya ters dersen kaldırayım :)

Ha bir de son zamanlarda "bişilerin teknolojik hali" gibi filmler türedi, hayırdır inşallah.